18 Şubat 2013 Pazartesi

Umut da değil,

zamanının getirdiğinde sen olmayacaksın, bunu ezdim içimde ama seni sevmenin o müthiş ışığından düşüremiyorum kalbimi. Bir başkasını sevme fikri düşer düşmez seni sevdiğimin büyüklüğünde kayboluyor. 


Gün be gün büyüyorsun kanımda, gözümün canından dökülüyorsun. Sevdikçe şaşırıyorum, sevdikçe boynumu uzatıyorum gecenin ilmeğine. Uyandıkça ölüyorum yeni güne, yaşadıkça başa dönüyorum, adını öğrendiğim güne. Dilimin kesiğinde yazılı adın, sırrımın yarasında. Dünyanın ilk gününde umursamazlığın, kaderimin yazısında. 
 
Sevgili, 

seni sevmenin güzelliğini hiç bir şarkıyla anlatamam, şiirle? sorma bile. 

İstanbul, 18.02.2013  

14 Şubat 2013 Perşembe

Çok garip

misal, bi şey izliyorumdur veyahut biri bi şey demiştir de ahahahahhAHAHAHAHAHAHAHHA  diye gülerken birden aklıma geliyosun, tık tık tık diye çöküyo içim. Lan... diyorum sessiz sessiz.

Öyle işte.

Sonra ben sevdiğimden memnunum ya hani, sevmese kaç yazar be diyorum, aşk da böyle yazılmış ilkinde ben mi yazdığımla üstünü kapatıcam.

Sana aşığım, öyle işte.




9 Şubat 2013 Cumartesi

Eğer

Ben seni sevmeseydim kırılırdı dünyanın çarkı
Hiçbir çocuk oyuncağını istemezdi
Hiçbir adam ağlamazdı erkekliğine sığınıp, gizli
Hiçbir anne çocuğunda Tanrı'yı görmezdi. 

Ben seni sevmeseydim 
Sevmek nasıl bir şeydir anlatamazdım beni sevmek isteyenlere. 


Yüzümde kesilirdi hayatım, kanımda kesilirdi nefesim. 
Bin beter olurdum, olduğumdan farksız.

İstanbul, 09.02.2013




3 Şubat 2013 Pazar

Değerek

ama çizmeden dönüyor dünyam yüzünde.

Nefes alarak ama yaşamayarak doğuyor sesim.

Cümlelerim ağzımdan çıkar çıkmaz havada kırılıyor, sana varmıyor, ayaklarıma dökülüyor.

Başkaları teninde şuursuzlar. Göğsüne düşüp de parçalanamıyorlar. Ertesi gün yine aynı adamlar onlar.

Bunları bilmek istemem. Biliyorum.

Bir başkasını seveyim desem, seni sevmenin güzelliğinden mahrum kalmak istemem, vazgeçerim.

Hep sevme hevesine gözümün bağı.

Hep yalnız.

Hep.

İstanbul, 03.02.2012

23 Ocak 2013 Çarşamba

Kendimi bıraksam,

yanına düşerim.
Ağırlaşmış bir dünya gibi, kıpırtısız.

Hissetmezsin, farkına bile varmazsın.
Varmadın.

''Denize dökülen adam'' derler arkamdan.
Bakarlar, görmezsin.
Görmedin.

Yanımdan çocuklar geçer.
Ceplerinden, büyütmeye çalıştıkları gelecek düşer.
Heveslidirler, yaşayamazsın.
Yaşamadın.

Sustuklarım ağzımdan sızar.
Yanında öldüğüm vakitler unutulur.
Tenimin kesiğinden çıkarttığım cümleler anı olur.
Kimileri sever beni, sevmezsin.
Sevmedin.

İstanbul, 23.01.2013

16 Ocak 2013 Çarşamba

Akşam,


eve gitme vaktinin geçinde sokakta oynamanın o tatlı huzuru seni sevmek. Her an tenine karışabilme ihtimalinin o imkansızlığında hiç ölmeyecek gibi nefes alırken, sadece orada olabilmeye adanmış bir hayatın o ilk anı seni sevmek.

Büyürken öğrenilenlerin, arkadaş tavsiyelerinin, anne endişelerinin, kitapların, şarkıların o keskin cümlelerinde ezberleri bozmak seni sevmek.

Kaç kez göğsüne sığar bir insan, kaç kez yanmanın tadından hayatı çekersin içine veyahut kaç kez aşık olursun böyle saçma sapan ama katıksız gerçekle. Dilim cümlelerde coşar da sesim çıkmaz bir türlü, nefesinin vurduğu bir duvar olur.  Adın, ilk aşk acısına edilmiş bir dua olur sonra.

Sevmekten geri durmayan kalbimin ''ne yazıldıysa o'' yazısı olur.

Seni sevmek, parçalanmış ama yaşamaktan vazgeçmediğim hayatıma bir saygı duruşudur.


İstanbul, 16.01.2012