12 Mart 2014 Çarşamba

Ali İsmail'e, Berkin'e, Hazirandan bu yana ölen tüm kardeşlerimize.

Yaşın o gün mezar taşına çivilendiğinde,

Günler artık başkalarına geçtiğinde,

Başındaki ağaç yaşar, sen yaşamaz bilindiğinde,

Söyleyeceklerin bitmemiş, gün daha yeni ağarmış belki de,

Yağmur susmuş, arkadaşlar çoktan gitmiş,

Sen artık en huzurlu halinde,

Hoşça kal, kardeşim benim. 


8 Ocak 2014 Çarşamba

Her cümle sinsice yaklaştı
Harflere vurdukça azaldı sesin
Sayfa sayfa silinmeye başladın

Anlattıkça maziye gömüldü gözlerin, içimdeki bu güneş rengini kaptırdı her kelimeye.
Kitap kitap unutmaya başladım seni. Denize döküldüm yıllar boyu, rüzgara taktım umudumu, uçurdum. 
Birileri okudukça, adını bilmeden, parça parça kopardılar seni benden. Yutulan cümlelerde zamanı ezdiler, fark edemediler. 

Ne çok sevdim, ne çok üzüldüm, ne çok deli bir sevinç uğruna yaktım gemileri. Her harfin altına gömdüm, gizli sevdiğimi. Her sona işledim adını, görünmez. 

Nihayetine erdik mi? Yoldan sapıyor muyum? Az biraz öfke ile geçiştirecek miyim bu sancıyı? Belki de seni suçlamaktan geri kalmayacağım, değmedi bu aşk diyeceğim, ne sana değdi, ne zamanıma. 

Seni sevmekten vazgeçmenin o korkunç haline eyvallah demeye hazırlanıyorum. Sonra bir gün buruk bir tebessümün içinde ezerken hatıranı, adını unutmadığımın tesellisinde, bir sayfasına dokunacağım, selam göndereceğim tenine. 


2 Temmuz 2013 Salı

İnsan severmiş.


Taşı yerinden oynatabilen, kazanırmış.

İnsan söylermiş.
Elini yüze uzatan, boşlukta sallanırmış.

Bir avuç toprak bütün dünyaya bedel.
İnsan sıkışır kalırmış.

Bulutlar bileklerde dikine kesilir,
Gövdelerdeki yangın gözlere ulaşır,
Cümleler şarkılarda boğularak can verirmiş.

İnsan aşkından ölmezmiş.
Bunu bilen, her gece ölmeye yatarmış.

İstanbul, 02.07.2013